devamı...
25/5/2007 ·
UZUN OLDUĞU İÇİN EKLEMEMİŞTİM.ASLINDA YİNE UZUN AMA..
Akşamsefası gibi ya da... Sadece yaz akşamlarında açar, boynumuzu sadece ince bilekli, güzel ayaklı kadınların önünde eğeriz, parmaklarını öpmek için. Bu gece hayatımız yüzünden adımız kolayca çapkına, arsıza çıkar. Oysa kimse bilmez; ipek gibidir dokumuz. Güneşin sert ışığından, gündüzün itiş kakışından yaralanır, içten içe kanarız. Sonra yine gece olur, giyinip süslenip çıkarız piyasaya. Kendimizi dosta düşmana sakınmadan gösteririz. İlgi çekmek için misler gibi kokar, sabahın ilk ışıklarıyla karışırız kayıplara. Kadınları kendilerine aşık edip kaçanlar, sevdiği kız yüzünden adam vuranlar akşamsefaları arasından çıkar. Yaz aşklarını saygıyla yaşar, usulca öperiz bizi koparan kadınları boyunlarından.
Manolya gibi olanlarımız da vardır. Eğer manolya erkeğiysek, sadece görünüşümüz değil, adımız bile iyilik çağrıştırır. Bizi koklamak güzel olmasına güzeldir de ilişki ciddiye biner, hele evliliğe falan uzanırsa sorun yaşanabilir. Çok uğraşmak gerekir çünkü manolyalarla. Onlara özen göstermek, başlarını okşamak gerekir. Aslında yanlarında kendinizi eski bir Rus romanında zannetmeniz işten bile değildir. Karın döne döne yağdığını,
uzaktan bir atlının yaklaştığını hayal meyal görürsünüz. Öyle romantik, öyle yiğittirler. Sevdiklerine kendilerini öykünün esas kızıymış gibi hissettirirler. Gerçi bu durum bir süre sonra fenalık da getirebilir kadınların içine. Şimdiki zamanı ve gerçek hayatı özletebilir. Yine de bir manolya ağacına bakıp onu zarif bir erkeğe benzetmek güzel şeydir. En azından manolya tarzı erkekler bayılır böyle benzetmelere.
Erguvan çiçekleri de Boğaz kıyılarına bayılır. Beyefendidir erguvan
erkekleri. Kadınları anlamayı, onlarla konuşurken her sözcüğü bir şölene
çevirmeyi gayet iyi bilirler. Aşiyan'a gidip boğaz kıyılarını gerdanlık gibi
süsleyen erguvanlara bakar, orada inci gerdanlığın süslediği bir kadın
boynunun hayalini görürler. Bir kadın için böyle bir erkekle birlikte olmak
erguvan ömrünü yaşamaya benzer. Pembeden eflatuna doğru, sevişe sevişe gidersiniz. Siz sevişirken aylardan hep Nisan olur, hiç bitmez. İçindeki doğanın coşmasını, kadınlığının çiçek açmasını isteyenler bilsin: Erguvan erkekleri tam onlara göredir.
Biz erkekler, çiçeğizdir. Solmaya hazır taçyapraklarımız, kolayca bükülen
birer boynumuz vardır. İyi bakılırsak çok iyi sevgili olur bizden. Baba,
ağabey, kardeş olur. Ama hayat fırtınası dört yandan eserken zorlanırız
bazen. O zaman isteriz ki çiçek adlarını bilen bir kadın girsin rüzgârla
aramıza. Her şeyi göze alıp korusun bizi. Korusun ki açalım, onun güzel
bahçesinde …..
4 yorum yazılmıştır
Yazan:isimsiz | Tarih: 2009-10-15 16:14:05Konu: hoşgeldiniz blogcu
bence hiç güzel diğilmiş önceleri gelinciğin dünyası vardı onun gibi site arıyorum lütfen koyun eyer komassanız bu sitenin sahibine
Bağlantı » »
Yazan:hilalhobi | Tarih: 2007-05-29 16:21:46Konu: canım merhabalar
bu yazı neye benzemiş biliyormusun...
hani yazının başında ki adam varya işte ona,
adamın üzerinde çiçekler nasıl eğreti duruyorsa
işte bu laflarda öyle eğreti duruyorlar canım.....
o çiçekleri bir bayanla beraber düşün farkı anlarsın............
sevgilerimle
Bağlantı » »
Yazan:PASTALAND | Tarih: 2007-05-27 23:34:50Konu: iyi akşamlar
çok hoş yazılar oldukça ilgimi çekti banada beklerim hoşçakal. dostçakal. PASTALAND/ÖZLEM
Bağlantı » »
Yazan:nazarlik | Tarih: 2007-05-26 19:43:59Konu: ooo
Aslında haklılar, bazaen erkeklere haksızlıkettiğimizi düşünüyorum, hep iyi şeyleri kendimize alıyoruz, onları ruhsuz, kaba görüyoruz, kibar olduklarında da fazla yumuşak buluyoruz...
aman bu kadın erkek hikayeleri bitmez, taaa adem ve havvadav beri devam eder hepde edecektir..
sevgive selametle
Bağlantı » »
