ANNELER GÜNÜ
11/5/2008 ·

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
7/5/2008 ·
Genç bir insanken dünyayı değiştirmek istemiştim.Ne var ki dünyayı değiştirmenin çok zor olduğunu gördüm,bu yüzden ülkemi değiştirmeye karar verdim.
Ülkemi değiştiremeyeceğimi anladığımda yaşadığım kente diktim gözlerimi.Ne var ki kentimi değiştiremedim,o zaman ailemi değiştirmeye karar verdim.
Şimdi yaşlı bir insan olarak tek değiştirebileceğim şeyin kendim olduğunun farkına vardım ve birden anladım ki, eğer uzun süre önce kendimi değiştirseydim, ailemi etkileyebilirdim.Ben ve ailem kenti etkilerdik...Kentin etkisi ulusu değiştirirdi ve ben dünyayı değiştirebilirdim.
4/7/2007 ·
GÜZEL BİR TATİLDEN SONRA YİNE BURDAYIM
BENİ YALNIZ BIRAKMAYAN HERKESE ÇOK TŞK EDİYORUM
UMARIM HEPİNİZ İYİSİNİZDİR, BELKİDE ÇOĞUNUZ TATİLDESİNİZDİR
TATİLDE OLANLARA SAĞLIKLI,YAPMAK İSTEDİKLERİ GİBİ GÜZEL BİR TATİL DİLİYORUM :))
BİTİRİP GELENLERE YADA HERHANGİ BİR SEBEPTEN DOLAYI GİDEMEYENLERE DE SAĞLIK OLSUN DİYORUM :))
12/6/2007 ·
12/6/2007 ·
7/6/2007 ·
1/6/2007 ·
Bir kadın çocuktur aslında.
Çocuk gibi davranmayı sever.
Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini de ister. Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını.
Ama her kadın çocukca da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasini ister. Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz, ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz.
Bir kadın güçlüdür aslında.
Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.
Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez.
İster ki erkeğin gücü kendisine huzur versin.
Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir. Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.
Bir kadın sevgilidir aslında.
İçinde her zaman sevgiyi taşır.
Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. Zor sever ama tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir. Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak
beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette. Bunun nedeni ise engelleyemedikleri "acımak" duygusudur.
Bir kadın yalnızdır aslında.
Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz.
Kendisine ait bir dünyasi vardır ve orada hep yalnızdır.
O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez.
Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz.
Yalnızlık onun sığınağıdır.
O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz .
Bir kadın bilgindir aslında.
Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez. Yaratıcılığının sınırı yoktur. Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler. Hoyratça harcamaz yaratıcılığını sadece erkeğine saklar. Bir kadının gerçek erkeği
olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir. Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır.
Bir kadın hayattır aslında.
Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor.
Yemek yemek, su içmek bile. Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz?
Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız, ne yazık ki yaşamıyorsunuz.
CAN DÜNDAR
GÜZEL BİR YAZI OKUYUNCA SİZİNLEDE PAYLAŞMAK İSTEDİM
30/5/2007 ·
BU GÜNÜM DE BENİ YALNIZ BIRAKMAYAN,İYİ DİLEKLER DE BULUNAN HERKESE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM :))

29/5/2007 ·
Kahvede sohbet eden adama arkadaşları: ''Senin aile yaşantına hayranız, eşin ve çocuklarınla çok mutlu bir yaşantın var. Karının bir dediğini iki etmiyorsun. Bu mutluluğunun sırrını bize de anlat yoksa pısırık olduğunu düşüneceğiz.'' derler.
''Kısaca anlatayım..'' der adam.
Düğünümüz bittikten sonra karım kendi atına, ben de kendi atıma bindik evimize doğru gidiyoruz.
Benim bindiğim atın ayağı takıldı ve sendeledi. Karım eğildi ve benim atıma 'Bir' dedi.
Biraz daha ilerledik ve benim atımın ayağı tekrar takılıp tökezlediği zaman eşim tekrar eğilip atıma 'İki' dedi.
Az sonra atım tekrar aynı şekilde tökezleyince eşim atından indi ve at'a 'Üç' dedi ve çeyizinden tabancasını çıkartıp atımı alnından vurdu.
Ben şok olmuştum... Eşime bir hışımla çıkıştım ''Yazık değil mi ata neden vurdun kadın manyak mısın sen?'' diye bağırdım...
Karım arkasını döndü ve bana 'Bir' dedi.
Ve o günden sonra karımın bir dediğini iki etmedim. :)))
25/5/2007 ·
UZUN OLDUĞU İÇİN EKLEMEMİŞTİM.ASLINDA YİNE UZUN AMA..
Akşamsefası gibi ya da... Sadece yaz akşamlarında açar, boynumuzu sadece ince bilekli, güzel ayaklı kadınların önünde eğeriz, parmaklarını öpmek için. Bu gece hayatımız yüzünden adımız kolayca çapkına, arsıza çıkar. Oysa kimse bilmez; ipek gibidir dokumuz. Güneşin sert ışığından, gündüzün itiş kakışından yaralanır, içten içe kanarız. Sonra yine gece olur, giyinip süslenip çıkarız piyasaya. Kendimizi dosta düşmana sakınmadan gösteririz. İlgi çekmek için misler gibi kokar, sabahın ilk ışıklarıyla karışırız kayıplara. Kadınları kendilerine aşık edip kaçanlar, sevdiği kız yüzünden adam vuranlar akşamsefaları arasından çıkar. Yaz aşklarını saygıyla yaşar, usulca öperiz bizi koparan kadınları boyunlarından.
Manolya gibi olanlarımız da vardır. Eğer manolya erkeğiysek, sadece görünüşümüz değil, adımız bile iyilik çağrıştırır. Bizi koklamak güzel olmasına güzeldir de ilişki ciddiye biner, hele evliliğe falan uzanırsa sorun yaşanabilir. Çok uğraşmak gerekir çünkü manolyalarla. Onlara özen göstermek, başlarını okşamak gerekir. Aslında yanlarında kendinizi eski bir Rus romanında zannetmeniz işten bile değildir. Karın döne döne yağdığını,
uzaktan bir atlının yaklaştığını hayal meyal görürsünüz. Öyle romantik, öyle yiğittirler. Sevdiklerine kendilerini öykünün esas kızıymış gibi hissettirirler. Gerçi bu durum bir süre sonra fenalık da getirebilir kadınların içine. Şimdiki zamanı ve gerçek hayatı özletebilir. Yine de bir manolya ağacına bakıp onu zarif bir erkeğe benzetmek güzel şeydir. En azından manolya tarzı erkekler bayılır böyle benzetmelere.
Erguvan çiçekleri de Boğaz kıyılarına bayılır. Beyefendidir erguvan
erkekleri. Kadınları anlamayı, onlarla konuşurken her sözcüğü bir şölene
çevirmeyi gayet iyi bilirler. Aşiyan'a gidip boğaz kıyılarını gerdanlık gibi
süsleyen erguvanlara bakar, orada inci gerdanlığın süslediği bir kadın
boynunun hayalini görürler. Bir kadın için böyle bir erkekle birlikte olmak
erguvan ömrünü yaşamaya benzer. Pembeden eflatuna doğru, sevişe sevişe gidersiniz. Siz sevişirken aylardan hep Nisan olur, hiç bitmez. İçindeki doğanın coşmasını, kadınlığının çiçek açmasını isteyenler bilsin: Erguvan erkekleri tam onlara göredir.
Biz erkekler, çiçeğizdir. Solmaya hazır taçyapraklarımız, kolayca bükülen
birer boynumuz vardır. İyi bakılırsak çok iyi sevgili olur bizden. Baba,
ağabey, kardeş olur. Ama hayat fırtınası dört yandan eserken zorlanırız
bazen. O zaman isteriz ki çiçek adlarını bilen bir kadın girsin rüzgârla
aramıza. Her şeyi göze alıp korusun bizi. Korusun ki açalım, onun güzel
bahçesinde …..
« Önceki ::